Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Kristal Gece failleri ceza mahkemelerinde gerekli şekilde cezalandırıldılar

 
Holokost inkarcıları, Kristal Gece pogromu sırasında kundakçılık, cinayet ve yağma suçlarına karışan faillerin ceza mahkemelerinde gerekli şekilde cezalandırıldığını söylüyor. Onlara göre bu Nazi rejiminin pogromu başlatmadığının veya onaylamadığının göstergesi. Londra'daki Yüksek Mahkeme tarafından Holokost inkarcısı, ırkçı ve Yahudi düşmanı olduğu iddia edilen Nazi partisi başkanı ve Hitler'in yakın çevresindeki Rudolf Hess'in Gestapo ve parti mahkemesinin “bu gecenin kaynağının bulunması ve suçluların savcılara sevk edilmesi emrini verdiğini” iddia ediyor.
Irving gibi inkarcılar ciddi suçlara bulaşan herkesin ceza mahkemelerinde gerektiği şekilde yargılandığına inanmamızı istiyor; ancak bu doğru değil. Aslında Nazi liderleri suçluların büyük bir kısmının yargılanmasını önledi. Yalnızca iki erkek Nazilerin iğrenç addettiği “ırk karıştırma” suçundan ceza mahkemesine çıkarıldı. Yahudilerin cinayeti de dahil olmak üzere diğer suçların hepsi affedildi ya da görmezden gelindi.

Kristal Gece nedir?

Kristal Gece (“Kırık Camlar Gecesi”) 9-10 Kasım 1938'de Almanya ve Avusturya'da patlak veren, devlet eliyle düzenlenmiş bir pogromdur. Bu pogrom güya Herscel Grynszpan isimli genç bir Yahudi gencinin ailesi resmi muamele yapılmadan Almanya'dan Polonya'ya gönderdiği için Alman bir diplomatı öldürmesine karşı halkın gösterdiği anlık bir tepki ile başladı. Yüzlerce sinagog yakıldı; Yahudilere ait binlerce iş yeri ve ev yerle bir edildi; en az 91 Yahudi öldürüldü ve diğer pek çok Yahudi'ye saldırılar düzenlendi; ciddi yaralanmalar meydana geldi. 20.000'den fazla erkek Yahudi tutuklanarak kötü muameleye maruz kaldıkları ve tecrit edildikleri toplama kamplarına götürüldü.

Kristal Geceden sonraki “adalet” hakkındaki gerçek

  • 10 Kasım 1938 gecesi Adalet Bakanlığı çalışanlarına “sinagoglara maddi zarar verilmesi, mezarlıkları ateşe verme, havaya uçurulması vb.” ile “Yahudi dükkanlarına zarar verilmesinin” cezalandırılmaması talimatını verdi. Yalnızca “kişisel nedenlerle” adam öldürme, ağır müessir fiil ve Yahudi evlerine zarar verilmesinin ceza olarak sayılacağını belirtti. Bu gibi sayısı az olan suçların tahkikatı diğer Naziler tarafından yapılacaktı.
  • (21 Yahudi'nin acımasızca öldürülmesi de dahil olmak üzere) 14 davada Hitler daha ileri gitmemesi için adli kovuşturmaları durdurdu. Katillere verilen en ağır ceza resmi bir uyarı ve üç yıl süresince Nazi parti merkezine girememek idi. Suçluların büyük bir kısmı daha hafif “cezalar” aldı ya da hiçbir şekilde cezalandırılmadı.
  • Aslında ceza mahkemelerinde yalnızca 2 dava görüldü; ikisi de Yahudi kadınlara tecavüz edilmesiyle ilgiliydi. Bu kişiler Nazilerin ari ırk idealine karşı gelerek “ırki pisliğe” (Rassenschande) bulaşmış olarak görüldü.

Sonuç

  • Irving okuyucuların cinayet, taciz, yağma, kundakçılık, tecavüz ve diğer ağır suçlara iştirak eden herkesin gerekli şekilde cezalandırıldığına inanmasını istiyor. Fakat bu doğru değil. Aslında durum tam tersi. Nazi liderleri suçluların büyük bir kısmının yargılanmasını önledi. Yalnızca iki erkek Nazilerin iğrenç addettiği “ırk karıştırma” suçundan ceza mahkemesine çıkarıldı. Yahudilerin cinayeti de dahil olmak üzere diğer suçların hepsi affedildi ya da görmezden gelindi.
  • Bu durum Nazilerin Kristal Geceyi düzenlemediğini kanıtlamaktan çok uzak; aksine faillerin cezalandırılmaması onların da katliama ve sonrasında faillerin gizlenmesine doğrudan müdahil olduğuna işaret ediyor.