Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Operation Reinhard Kamplarında Kemiklerin Öğütülebileceği Yeterli Alan Yoktu

 

Holokost inkârcılarının söyledikleri:

Operation Reinhard kamplarındaki imha bölgelerinde kemiklerin öğütülebileceği yeterli alan yoktu.

Amerikalı bir Holokost inkârcısı tarafından hazırlanan bir videoda Treblinka ile ilgili olarak şu sorulmaktadır: “San Francisco şehrinin nüfusuna yakın sayıda bir insan topluluğundan geriye kalan yanık kalıntılar nerede öğütülüp elekten geçirildi?” Kemik öğütme işleminin çok uzun süreceğini ve bunun için futbol sahası büyüklüğünde bir alanın gerektiğini iddia etmektedir. “Tüm hikâyenin yalan olduğu” kampların haritaları incelendiğinde ortaya çıkmaktadır: imha kamplarında kemik öğütme işlemi için yeterli alan olmadığı görülmektedir.

Küllere yapılan son işlemlerle ilgili görgü tanıklarının şahitliği

Operation Reinhard kamplarında kemiklerin öğütülmesi ile ilgili olarak Treblinka’daki Ukraynalı bir muhafız olan Pavel Leleko şöyle tanıklık etmiştir: “Cesetler yakıldıktan sonra, “işçi ekibinden” mahkûmlar külleri elekten geçiriyordu. Yanmış, ancak doğal şekli bozulmamış vücut parçaları özel bir havan içine konup toz haline gelinceye kadar dövülüyordu.”  
Treblinka’da küllerin ne yapıldığına ilişkin fotoğraflı kanıtlar da bulunmaktadır. Kurt Franz önce komutan yardımcısı, sonra ise Treblinka’nın son kumandanı olmuştur. Fotoğrafların SS emriyle açıkça yasaklanmasına rağmen, Franz kampta çok sayıda fotoğraf çekmiştir. Treblinka’da geçirdiği günlerle ilgili, “Harika Zamanlar” adını verdiği bir fotoğraf albümü oluşturmuştur. Albüm, 1960’ın başlarında tutuklandığında Alman yetkililer tarafından dairesinde bulunmuştur.   Franz toplu mezar alanlarındaki kazı makinelerinin de birkaç fotoğrafını çekmiştir ve bunlar bir takım ilginç bilgiler içermektedir.
Havadan keşifle görüntüleme konusunda bir uzman olan Alex Bay, Franz’ın çektiği fotoğrafları dikkatle incelemiş ve iki fotoğrafta külleri ezip elekten geçirdiği anlaşılan Sonderkommando üyelerinin arasında muhtemelen kül yığını olan beş tepecik görmüştür. Başka bir fotoğrafta ise muhtemelen kül yığını olan alanda bir at ve bir araba görülmektedir. Bundan kemiklerin ezilip elekten geçirildiği yerin, yakma bölgesinden biraz uzakta olduğu anlaşılmaktadır. Bu fotoğraflar ayrıca ölüm kampı sahasının genel büyüklüğünün Holokost inkârcılarının iddia ettiğinden çok daha geniş olduğunu da göstermektedir. Fotoğraflar şu adresten görülebilir: http://www.holocaust-history.org/Treblinka/appendixd/ (Fotoğraf D2 ve D3.) 

Üç kampın imha alanlarında külleri ve kemik kalıntılarını atmaya yetecek kadar yer var mıydı?

Amerikalı Holokost inkârcısı video yapımcısı yeterli alan olmadığını kanıtlamak için, her birinin etrafında “kemik öğütme istasyonları” dediği mavi, kırmızı ve sarı renkli sekiz daire bulunan üç büyük siyah, daire şeklindeki “kül yığınını” göstermekte, ardından tüm daire şekillerini bir futbol sahasına yerleştirerek nasıl tüm alanı kapladıklarını göstermekte ve Arad’ın kitabındaki Treblinka haritasında bu derece büyük bir alan aramakta ve normaldir ki bulamadığını belirtmektedir.
Video yapımcısının kullandığı Arad’ın kitabındaki harita ölçeksizdir ve kamp alanlarının veya içindeki binaların boyutunu ve bulunduğu yeri hassasiyetle belirlemede kullanılamaz. Bundan dolayı, sadece bu harita temel alındığında video yapımcısının alan ve ölçekle ilgili gözlemleri (veya gözlemleme yetersizliği) geçersizdir.
Yakın geçmişte Alex Bay tarafından yapılan ve daha geçerli olan The Reconstruction of Treblinka (Treblinka’nın Yeniden İnşası) adlı araştırmada yazar en güncel teknolojiyle hava ve yer fotoğraflarını titiz ve bilimsel şekilde analiz etmiştir. Bay, imha alanının yaklaşık 85.000 metre karelik (hemen hemen 914.932 fit karelik) bir alanı kapladığını bulmuştur. Yani, alanda 900.000 cesede yetecek dokuz çukur açılabilir. Bunun dışında gaz odaları, diğer binalar, yakma ızgaraları ve yanan artıkların öğütülmesi için de yer kalmaktadır.  Bay’in Treblinka’daki imha alanının yeniden inşası ile ilgili çizimleri http://www.holocaust-history.org/Treblinka/deathcampinternet/Figure42.shtml adresinde bulunabilir. Alex Bay’in tüm araştırması ise http://www.holocaust-history.org/Treblinka/ adresinden okunabilir.

Daha muhtemel bir senaryo

Bir yakma ızgarası soğuduktan sonra, küller toplanarak öğütülüp elenmek üzere başka bir alana alınmıştır. Ezilemeyen büyük artıklar ızgaralara geri götürülerek daha uzun süre yakılmıştır. Belzec gibi bazı kamplarda bir kemik öğütme makinesi kullanılmış olabilir. 

Sonuç

Bu konu bu kadar dehşet verici ve korkunç olmasaydı, Amerikalı Holokost inkârcısı video yapımcısının senaryosuna gülünebilirdi. Kola’nın Belzec’teki toplu mezar araştırması, bulduğu 33 toplu mezardan hemen hemen hepsinde, bazısı 5 metre (16,5 fit) kadar derinde yanmış insan kemikleri, kömürleşmiş odun ve insan külleri bulunduğunu göstermiştir. Bu nedenle, Amerikan Holokost inkârcısı video yapımcısı aksini kanıtlamaya çalışmak için bunu ne kadar karmaşık hale getirirse getirsin, Almanlar işlerini halletmiştir.