Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Ölü Yakma Izgaralarının Tasarımı Kullanılmadı

 

Soykırım Karşıtlarının Söyledikleri:

Treblinka, Sobibor ve Belzec ölüm kamplarındaki, üstlerinde bedenlerin yakılabileceği ölü yakma ızgaraları, tasarımları hatalı olduğundan kullanılmadılar. Bundan dolayı, buralarda öldürüldükleri iddia edilen insanlar yakılamamışlardır.

En iyi tanıklar, savaştan sonra çeşitli duruşmalardaki ifadelerinde ölü yakma ızgaralarını açıklayan SS faillerinin kendileridir.
  • Treblinka’da imha bölgesinin komutanı SS Astsubay Heinrich Matthes, 1964 yılında Almanya’nın Duesseldorf şehrindeki ilk Treblinka duruşmasında şu ifadeyi verdi: ". . . Demiryolu rayları ve beton bloklar birlikte yerleştirildi. Cesetler bu rayların üzerine yığıldı. Rayların altına çalılık koyuldu. Odunlara benzin döküldü. Bu şekilde yalnızca yeni toplanan cesetler değil, mezarlardan çıkarılanlar da yakıldı.”
  • Treblinka’da Ukraynalı bir muhafız olan Pavel Leleko da ızgarayı anlattı: Yaklaşık bir metre derinlikte ve 20 metre uzunlukta bir çimento kuyusu şeklindeydi. Bir dizi fırın, çukurun duvarlarından birinin uzunluğu boyunca yayılan dört ray sırasının üstünü kaplıyordu. Bedenler rayların üzerine serildi, fırınlarda yanan ateşten alev alıp yandı."
Ölü yakma ızgaralarının genelde bir çukurun içinde ya da üstünde inşa edildiği görülmektedir. Beton bloklar, çukur boyunca belirli aralıklarla demiryolu raylarını destekliyordu. Yakıt, asıl ızgaranın altındaki çukura konuyor ve yağ ya da mazot dökülüyordu. Treblinka’daki bir ızgara tasarımının fotoğrafı adresinde görülebilir.
Ölü yakma ızgaraları, Soykırım karşıtlarının iddia ettiği gibi oldukça yetersiz olsaydı, Almanlar Dresden’de cesetleri yok ederken nasıl işe yaradılar? Şubat 1945’te, Müttefiklerin Almanya’nın Dresden şehrine yaptığı hava saldırısının sonucunda, Altmarkt meydanında 6.865 beden şehirdeki insanlar tarafından (o zamanlar Nazi Rejimi’ne (Third Reich) sadıklardı) yakıldı. Bu işlemi gösteren, adresindekini de içeren çeşitli fotoğraflar mevcuttur. (Uyarı: bu görüntü açık ve nettir.)
Dresden hava saldırısını anlatan Dresden: Tuesday, February 13, 1945 (Dresden: 13 Şubat 1945 Salı) (2004) kitabının yazarı Frederick Taylor, ızgara ve işlemin tasarımını gözden geçirmekte, “görev etkili biçimde tamamlandı” yorumunu yapmaktadır.
Londra’daki Yüksek Mahkeme’nin, Soykırım karşıtı, ırkçı ve Yahudi düşmanı olarak ilan ettiği David Irving bile, Dresden hava saldırısı üzerine 1963 yılında yazdığı kitabında, ölü yakma işleminin oldukça tertipli ve etkili olduğunu açıklamaktadır:
“6 metreden fazla uzunlukta devasa bir ızgara yapılıyordu. Çelik kirişlerin ve çubukların altına, odun ve saman desteleri sokuluyordu. Izgaranın üzerinde, her katman arasında daha fazla saman bulunmak üzere, bir kerede dört ya da beş yüz ceset yığılmıştı. . . Son olarak kurban yığınlarının üzerine . . . galonlarca mazot döküldü. Üst düzey bir subay, Altmarkt meydanında olan biteni izleyenleri uzaklaştırıp yığına bir kibrit attı. "
Yani hem Taylor hem de Irving’e göre, bedenler, Operation Reinhard kamplarındaki ölü yakma ızgaralarından neredeyse farksız bir yöntem kullanılarak küle ve kemik parçalarına dönüştürüldü.
Sonuç
Almanlar, en fazla sayıda bedeni yok etmek için ellerindeki en iyi ve basit mekanizmayı kullandı. Nazilerin kendi ifadeleri sayesinde, Treblinka, Sobibor ve Belzec’te ızgaraların nasıl tasarlandığını biliyoruz. Almanlar, benzin ya da yağ katkılı yakıtla ağzına kadar dolu olan bir çukur üzerinde, beton ve çelik demiryolu raylarından yapılma, sabit yükseklikte kocaman ızgaralar inşa etti. Tasarım ilkel ama oldukça etkiliydi.