Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Çelik hasır giriş kolonları olmadan, Zyklon-B'nin gaz odalarına verilmesi olanaksızdı

 
Holokost inkarcıları bugün gaz odalarının çatılarında delikler olduğuna dair herhangi bir kanıtın olmadığını iddia ediyor. Tarihi Değerlendirme Vakfı'ndan Brian Renk bugüne kadar kimsenin “bu bölgede deliklerden Zyklon-B verildiğine ya da kampın hacimli dizayn ve yapı kayıtlarına atfen fiziki delil bulamadı.”
Çelik hasır giriş kolonları bugün bulunamıyor olsa da, (hem failler hem de sağ kalan) görgü tanıklarının ifadeleri ve sütunları envanter olarak listeleyen, günümüze kadar ulaşan Alman belgeleri varlıklarını teyit ediyor.

“Çatıdaki delikler” nedir?

Auschwitz-Birkenau'daki gaz odaları Krematoryum 2 ve 3'ün düz tavanlarında, beton üzerinde dört adet delik açılmıştı ve üzerine baca inşa edildi; sonra da kapaklarla kapatıldı. Bu deliklerden gaz odalarına Zyklon B veriliyordu.

Çelik hasır kolonları nedir?

Yerden tavana uzayan dört delikli çelik hasır giriş sütunları Auschwitz-Birkenau'da Krematoryum 2 ve 3'teki gaz odalarının çatılarının altına yerleştirildi. Her gaz odasına dört sütun koymak gazın odanın her yerine eşit dağılmasını sağladı. Yeraltı odasının boyu bodrum katındaki evin kurulumuna benzer olarak birkaç santimdi ve üzerine kurulduğu çimenlerin çamuruyla destekleniyordu. Bu da SS subaylarının tepeyi çıkmasını ve ellerinde Zyklon-B kutularıyla bacadan bacaya geçmelerini kolaylaştırıyordu.

Çelik hasır kolonların varlığını nereden biliyoruz?

  • Auschwitz'deki esirlerden Micheal Kula çelik hasır kolonların imal edilmesine yardımcı olduğu metal atölyesinde çalıştırıldı. Her bir sütun birbirinin içine geçmiş üç çelik süzgeçten oluşuyordu. İçteki kolonların göbeğinde içindeki kullanılmış toprak atılabilsin diye toplama kovası vardı.
  • Ota Kraus ve Erick Kulka Auschwitz'deki Çek esirlerdi. Kolonları şöyle tarif ediyorlardı: “Beton kolonların arasında sıkı sarılmış tellerle kaplı 30x30 cm boyutunda iki demir sütun vardı. Bu sütunlar beton tavandan yukarıda bahsedilen terasa doğru gidiyor; SS subaylarının siklon gazı verdikleri hava geçirmez gizli kapının olduğu noktada bitiyorlardı. . . Sütunlar gaz odalarına daha sonradan eklenmiş olup, bu nedenle planlarda mevcut değildir.”
  • Parisli ressam David Olère Mart 1943'te tutuklanarak Auschwitz'e götürüldü. Krematoryum 3 Sonderkommando'ya atandı. Savaştan sonra 1945-1946 yılları arasında kampta gördüklerine dair 50 tablo yaptı. Resimlerinden birinde Krematoryum 3'ün kademeli kesit görünümü görülmektedir. Olere söz konusu resimde çelik hasır kolonlar çizmiştir. Daha sonra bunlar “Grille pour Bombes a Gaz” (Gazın Verildiği Sütun) olarak adlandırıldı.
  • Auschwitz komutanı Rudolf Höss de savaştan sonra yazdığı anılarında çelik hasır kolonların varlığını doğruladı: “Kapı kapatılırdı ve halihazırda bekleyen dezenfeksiyon mangaları gaz odalarının tavanlarında bulunan, havalandırma boşluğu yoluyla tabana ulaşan gaz [kristallerini] boşaltırdı. Bu da gazın hızlı bir şekilde dağılmasını sağlardı. Bu işlemi gaz odasındaki gözetleme deliğinden izlemek mümkündü.”
  • Çelik hasır kolonlar ana planlarda yer almıyordu çünkü sahada hazırlanan çalışma planlarındaki yapısal olmayan değişikliklerdi. 3 Mart 1943 tarihli Krematoryum 2'nin resmen bitirildiğini gösteren bir envanterde “4. sırada Drahtnetzeinschiebvorrichtung.” yazıyordu. Bu bileşik sözcük “hasır çelik takma tertibatı” veya “hasır çelik giriş tertibatı” demektir.

Sonuç

Çelik hasır kolonların bugün bulunamaması anlaşılabilir bir durumdur. Almanların suçlarını gizlemek için krematoryum tesislerini yıkmasından önce sökülmüştür. Ancak (hem failler hem de sağ kalan) görgü tanıklarının ifadeleri ve sütunları envanter olarak listeleyen, günümüze kadar ulaşan Alman belgeleri varlıklarını teyit ediyor.