Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Treblinka’da Toplu Mezarlar Yoktur

 

Holokost inkârcılarının söyledikleri:

Polonya’daki Treblinka ölüm kampında hiçbir mezar yoktur.

Holokost inkârına yönelik bir web sitesi olan NAFCASH (Ulusal Adli Tıp Kriminologları, Arkeologlar, Skeptikler ve Tarihçiler Derneği) “imhacıların” [inkârcıların sorumlu Holokost tarihçileri için kullandığı ifadedir] “iddia edilen Treblinka holokostunun bilimsel olarak kanıtlandığı yolundaki” "sahte iddialarını” destekleyecek “elle tutulur en ufak bir kanıt” bir yana, iddia edilen bir milyon insana ait tek bir diş bile bulunamadığını belirtmektedir.

Polonya’daki dört büyük ölüm kampından en büyüğü olan, yaklaşık 800.000 Yahudi’nin öldürüldüğü Treblinka’yı “kasıtlı bir yalan” olarak nitelendiren NAFCASH şunları söylemektedir: “Treblinka holokostu yalanı çürütülürse, aynı derecede uydurma olan Belzec, Chelmno ve Sobibor kanıtları da dayanaksız hale gelir” ve “imha merkezi efsanesi tamamen çöker.”

NAFCASH iddiasını hangi kanıta dayandırmaktadır?

NAFCASH’ın tezlerinin temelinde Avustralyalı bir Holokost inkârcısı olan ve 1999–2000 yıllarında Belzec ve Treblinka ölüm kamplarını araştırmak üzere Yeraltı Radarı (GPR) kullandığını öne süren Richard Krege’in çalışması yatmaktadır. Krege, GPR’ın toprağa saplanan bir küreğin bıraktığı izi dahi açığa çıkaracak kadar hassas olduğunu iddia etmektedir. Krege 1999–2000 yıllarında GPR’ı tüm Treblinka üzerinde kullandığını ve toprağın “hemen hemen mükemmel” ve “insan eliyle bozulmamış” durumda olduğunu belirtmiştir. İddiaları şu şekildedir: “Toplu mezar, tek mezarlar, kemik kalıntıları, insan külleri, odun külü, yüzey bozuklukları, eşya veya bina çöpü, ağaç kalıntıları veya kökler . . [ya da] altın diş bulunamamıştır.”

Treblinka’daki toplu mezarlar hakkında ne biliyoruz?

Polonya Devlet Savcılığı ve Polonya’daki Alman Cinayetlerini Araştırma Ana Komisyonu 1945 Kasım’ında Treblinka bölgesini incelemiştir. Nihai raporda, en büyüğü 6 metre derinliğinde (yaklaşık 20 fit) olan çeşitli mezarlar bulduklarını belirtmişlerdir. En büyük çukurun yan çeperlerinde “çok miktarda kül ve insan kalıntıları vardır.” Yapılan başka kazılarda da “. . . çok sayıda insan kemiği bulunmuştur . . . bunlar çoğunlukla hala doku kalıntılarıyla kaplıdır. Ayrıca, yaklaşık 20.000 metre karelik (hemen hemen 215.278 fit kare) bir alanı kaplayan kumlar insan külü ile karışıktır ve bu nedenle gri renge dönüşmüş, tanecikli bir yapıya sahiptir. Toprak yoğun şekilde çürük ve yanık kokmaktadır; mezarlardan 100 metre uzakta da havada aynı koku vardır. Raporun Treblinka ile ilgili bölümü http://holocaustcontroversies.blogspot.com/2006/07/polish-investigations-of-treblinka.html adresinde bulunabilir.
Almanlar tüm çabalarına rağmen, Treblinka’daki kanıtların önemli bir kısmını gizlemeyi başaramamıştır. Kamp alanının 1945 yılına ait 16 fotoğrafında kum, insan kalıntısı ve Treblinka’da öldürülen Yahudilerin kişisel eşyalarına ait yığınlar açık bir şekilde görülmektedir. Daha sonra define avcıları tarafından gün yüzüne çıkarılan bu eşyalar http://www.deathcamps.org/treblinka/lasttracks.html adresinde görülebilir.
Krege’in GPR cihazı toprakta bir küreğin bıraktığı izi dahi ortaya koyacak kadar hassas idiyse, Polonya Devlet Savcılığı tarafından bulunan kanıtları, bombaların açtığı kraterlere ait kanıtları, define avcılarının kazdığı çukurları veya çıplak gözle dahi görülebilen, alandaki toprağın insan külleri ile karışık olduğu gerçeğini nasıl olup da ortaya çıkaramamıştır?

Krege ve “teorisine” ne olmuştur?

Krege 2001’de bulgularını Holokost inkârcısı Amerikalı bir kuruluş olan Institute for Historical Review (Tarih İnceleme Enstitüsü) tarafından yayınlanan Journal of Historical Review’da bir makale ile sunmuştur. Krege o zamanlar bulgularının bir kitap halinde yayınlanacağını açıklamış, ancak 2009 yılı itibariyle, Treblinka’da bulduğunu iddia ettiği bozulmamış toprağı gösteren, İnternette yayınlanan tek ve doğrulanmamış bir bilgisayar görüntüsü dışında, Krege’in “araştırmasına” dair önemli başkaca bir makale veya kitap (birkaç aşırı Holokost inkârcısı web sitesi dışında) olmamıştır. Krege ayrıca gerçek dışı bulgularını 2001 yılında Washington, D.C’de, 2002’de Moskova’da yapılan Holokost inkârına yönelik iki konferansta da sunmuştur. Kendisini destekleyenler tarafından “Treblinka konusunda rağbet gören bir konuşmacı” olarak tanımlansa da, son zamanlardaki kayda değer tek faaliyeti 2006 yılında İran’ın Tahran şehrindeki Holokost inkârı konferansında yer almasıdır.

Sonuç

Krege’in, Treblinka’daki toprağın bozulmamış olduğu, bundan dolayı da hiçbir toplu mezar bulunmadığı yolundaki tezi yanlıştır. Treblinka’nın bozulmamış toprağı gibi görünen tek bir resim sunmuştur, ancak bu hiçbir şekilde belgelenmemiştir. Gerekli belgeler olmadan resmin Treblinka’da çekildiğine ilişkin herhangi bir kanıtımız olamaz. Hileli araştırmasına maddi destek sağlamaya istekli olanlar sadece Institute for Historical Review (Tarih İnceleme Enstitüsü) NAFCASH gibi diğer radikal Holokost inkârcıları veya Orta Doğu’daki Holokost inkârcılarıdır.