Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Gerstein'ın Raporu Sahtedir ve diğer Tüm Görgü Şahitlerinin Tanıklığı Zayıf veya Kusurludur

 

Holokost inkârcılarının söyledikleri:

Operation Reinhard ölüm kamplarının mevcudiyeti “sadece söylentiden ibaret olan” “zayıf” görgü şahitleri tanıklığını temel almaktadır.

Holokost inkârcıları, Gerstein’ın Belzec ve Treblinka’daki toplu gazlama ile ilgili raporu açık bir şekilde “uydurmaca” olduğundan, hikâyenin tümüne inanılamayacağını iddia etmektedir. Hayatta kalan Yahudilerin ve SS faillerinin şahitlikleri Gerstein’ın raporundan yola çıktığından, bunlara da inanılamaz.

Görgü şahitlerinin tanıklığı ve bu üç ölüm kampında gaz odalarının mevcudiyeti nasıl değerlendirilebilir?

Holokost inkârcılarının ifadelerinin tersine, gaz odalarının mevcudiyetinde dayanak noktası “neredeyse tümüyle” Gerstein’ın raporu veya hayatta kalanların “çılgınca” şahitlikleri değildir. Belzec’teki toplu katliamın şahitleri arasında hem hayatta kalanlar hem de failler vardır:
  • Rudolf Reder. 1942 Ağustos’unun sonlarına doğru Lvov’dan Belzec’e sürülmüş ve orada gaz odalarından cesetleri çıkarma işinde çalıştırılmıştır. Ölüm kampı bölgesindeki faaliyetlere şahit olan ve hayatta kalan tek Yahudi’dir.
  • Wilhelm Pfannensteil. Kurt Gerstein’ın Belzec ve Treblinka’ya yaptığı ziyarette ona eşlik eden SS temizlik sorumlusu ve kimyageridir. Savaştan sonra çeşitli yetkililere yazılı ifadeler vermiş ve 1965’teki Oberhauser mahkemesinde tanıklık etmiştir.
  • Robert Jührs ve Karl Schluch Belzec’teki SS muhafızlarındandır. Belzec’teki faaliyetlerinden dolayı 1963’te tutuklanmış, ancak sonunda herhangi bir hüküm giymemiş ve serbest bırakılmışlardır. Belzec komutanı olan ve aynı zamanda Belzec’te Yahudilerin toplu katliamından dolayı mahkemeye çıkarılan tek Alman fail olan Josef Oberhauser’in 1965’teki duruşmasında yalnızca şahit olarak ifade vermişlerdir.
Bu dört kişinin Belzec’teki öldürme olaylarıyla ilgili söylediklerine bakalım ve Gerstein’ın yazdıklarıyla karşılaştıralım:
  • Gerstein şöyle yazmaktadır: “. . . Lemberg’ten [Polonya: Lvov] 45 vagonlu bir tren geldi. . . . yaklaşık 6.700 kişiden 1.450’si yolda ölmüştü.”
    Destekleyen kanıt: Alman demiryolu yetkililerinin ulaştırma kayıtlarına göre Lemberg’ten [Polonya: Lvov] Belzec’e 10–23 Ağustos 1942 arasında yaklaşık 50.000 Yahudi gelmiştir. (Rudolf Reder bunlardan biridir.)
  • Gerstein gaz odaları binasına ilk ziyaretini anlatmaktadır: "Önümüzde bir tür banyo binası vardı, ön tarafta sağ ve solda, büyük beton sardunya saksıları, sonra küçük bir merdiven, sırasıyla sağda ve solda 5 x 5 metrelik, 1,90 m yüksekliğinde 3 oda, garaj gibi tahta kapıları vardı. Alt taraftaki duvarda, karanlıkta fazla görünmüyordu ama büyük, sürgülü tahta kapılar vardı. Çatıda ise “ince bir şaka gibi” Davudun Yıldızı!”
  • Gerstein şöyle devam etmektedir: “Binanın önünde , ‘Heckenholt Vakfı’” yazıyordu. “Heckenholt dizel motorun operatörü. . .”
    Destekleyen kanıt: Wilhelm Pfannenstiel: “Tüm imha merkezi normal bir bit temizleme merkezi gibi görünüyordu. Binanın önünde sardunya saksıları ve üzerinde ‘Hackenholt Vakfı’ yazan bir levha vardı, bunun üst tarafında ise bir Davudun Yıldızı bulunuyordu. Bina hoş, parlak renklere boyanmıştı, insanların orada öldürüleceği düşüncesi akla bile gelmezdi. Bütün gördüklerimden sonra, herhalde buraya getirilen insanların başlarına ne geleceği hakkında hiçbir fikirleri yoktu diye düşünüyorum.”
  • Gerstein şöyle yazmaktadır: “Odalar dolduruldu. Ağzına kadar! Albay Wirth emir veriyor. İnsanların birbirinin ayaklarına basıyor, 25 metre kare, 45 metre küplük bir alanda 700–800 kişi. SS görevlileri insanları fiziksel olarak olabildiğince birbirine doğru bastırıp sıkıştırıyor.”
    Destekleyen kanıt: Charles Provan bu kadar çok insanı tek bir gaz odasına sığdırabilmenin mümkün olduğunu kanıtlamıştır. Rapor http://holocaust.skeptik.net/documents/provan_gerstein.html adresinden temin edilebilir.
  • Gerstein şöyle yazmaktadır: “Yalnızca çok yaşlı ve çok zayıf birkaç insan bir kenara ayrıldı ve vurularak öldürüldü.”
    Destekleyen kanıt: Robert Jührs: “. . . soyunma kabinlerine kadar dahi yürüyemeyen Yahudiler vardı. . . Söz konusu Yahudiler orada çalışan Yahudi işçiler tarafından kapıya, oradan da başka Yahudi işçiler tarafından hendeğe götürüldüler. . . . Yahudileri hendeğin kenarında bir makineli tüfekle vurdum.”
  • Gerstein şöyle yazmaktadır: Ölüler odalarda tıkış tıkış, bazalt sütunları gibi dimdik duruyor. Düşecek veya önde doğru eğilecek kadar bile yer yok.”
    Destekleyen kanıt: Karl Schluch: “. . . ölüler yerde yatmıyordu, dimdik ayakta duruyordu, çaprazlama olarak birbirine yaslanmıştı; bazıları ileri, bazıları geri, bazıları da yana doğru eğilmiş, diğerleri alanın elverdiği ölçüde diz çökmüştü.”
  • Gerstein şöyle yazmaktadır: “25 kadar dişçi ölülerin ağızlarını kancalarla açarak altın kaplama arıyor. Altın olanlar sola, altın olmayanlar sağa. Diğer dişçiler de altın dişleri ve kaplamaları kerpeten ve çekiç kullanarak çenelerden söküyordu.”
    Destekleyen kanıt: Rudolf Reder: “Gaz odalarıyla hendekler arasındaki birkaç yüz metrelik alan içinde ellerinde kerpetenlerle dişçiler vardı. . . . Ölülerin ağızlarını açıyor ve altın dişleri söküp, toplama sepetlerine atıyorlardı."
    Destekleyen kanıt: Karl Schluch: “Cesetler odalardan çıkarıldı ve dişçiler hemen onları kontrol etmeye başladılar. Dişçiler yüzükleri alıyor, bulduklarında da altın dişleri çekiyordu.”

Sonuç

Güvenilir tarih, tüm kaynaklar ve çalışma hataları ile spekülasyonlar arasında en makul yorumu belirlemek üzere görgü şahitlerine ait kanıtların ve belgesel kanıtların birbiriyle karşılaştırılmasıyla yazılır. Bu olayda, hayatta kalanların ve faillerin kanıtları toplu katliam sürecinin tüm ana noktalarında Gerstein’ın raporunu ve birbirini doğrulamaktadır.