Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Gaz Kamyonlarının Varlığıyla İlgili Görgü Şahitlerinin Tanıklığı Güvenilir Değildir

 

Holokost inkârcılarının söyledikleri:

Chelmno ölüm kampında ve Doğu’da Einsatzgruppen birimleri tarafından gaz kamyonlarının kullanılmasına ilişkin görgü şahitlerinin tanıklığı, savaş sırasında Sovyetler Birliği’ndeki şüpheli duruşmalardan ortaya çıkan söylentilere dayanmaktadır. O “kanıtlar” daha sonra savaş sonrasında Almanya’da yapılan duruşmaları etkilemiştir.

Alman bir Holokost inkârcısı olan Ingrid Weckert, gaz kamyonlarıyla ilgili tanıklıkların “büyük bir birbiriyle çelişen iddia yığını” olduğunu, kullanılmaları bir yana, gerçekten var olduklarına ilişkin belgesel bir kanıt niteliği dahi taşımadıklarını söylemektedir.

Gaz kamyonlarının varlığına ilişkin görgü şahitlerinin tanıklıkları ile ilgili gerçekler

Görgü şahitlerinin tümü gaz kamyonlarının anlatımında aynı şeyleri söylemektedir:
  • Bir gaz kamyonu dışarıdan bakıldığında normal koyu gri veya yeşile çalan gri renkte, taşıma için kullanılan bir kamyon gibi görünmektedir.
  • Daha küçük olan küçük kamyonlar 30–50, daha büyük olanları ise 50–70 kişi almaktadır.
  • Gaz kamyonunun iç kısmı galvanize demirle kaplıdır.
  • Arka tarafta, kenarları kauçuk kaplamalı, hava geçirmez iki kapısı vardır.
  • Zemin, temizlik için kaldırılabilen, tahta bir ızgarayla kaplıdır.
  • Tahta ızgaranın altında motora bağlanan ve egzoz gazını bölmeye veren bir delik vardır.
Aşağıda, Weckert’in okuyucularına bahsetmediği, Rus ve Batı Alman mahkemelerindeki çok sayıda tanıklıklardan bazı örnekler verilmektedir:
  • Wilhelm Findeisen ile Heinz Oertel Ukrayna, Kiev’de Einsatzgruppe C’de gaz kamyonu sürücüsü olarak çalışmıştır. Findeisen şöyle ifade vermiştir: “İşim sadece aracı sürmekti. . . İçeriye yaklaşık kırk kişi konmuştu. Erkek, kadın ve çocuklar vardı. . . Sonra kamyonun kapısı sürgülenip kapatıldı ve hortum bağlandı. . . Şehirden geçerek, tank korunma siperlerine doğru sürmeye başladım. Orada aracın kapıları açıldı. . . Cesetler tank korunma siperlerine atıldı.” (Darmstadt Duruşması, Batı Almanya, 1967)
  • Polonya, Chelmno ölüm kampında çalışmış bir Alman olan Walter Burmeister şöyle tanıklık etmiştir: “Kamyonların kargo bölmelerinde arka tarafta eşya kamyonetlerindeki gibi çift kapı vardı. Wehrmacht grisi rengindeydiler ve dışarıdan tamamen zararsız görünüyorlardı. İçerisi çinko tabakalarla, metal zemin ise tahta bir ızgarayla kaplıydı. Bu ızgaranın altında ön tarafa doğru giden, üzeri deliklerle dolu bir boru vardı. Önde, egzoza bağlı, gazın metal bir spiral hortumla biraz önce anlattığım boruya bağlandığı bir mekanizma vardı. . . Bölmenin içinde bir elektrik ampulü bulunuyordu.” (Bonn Duruşması, Batı Almanya, 1967)
  • Laurer adında bir kişi 1941 Kasım’ında Ukrayna’nın güneyindeki Poltava’da yapılan gazlama operasyonlarıyla ilgili olarak şöyle tanıklık etmiştir: “İki gaz kamyonu kullanılıyordu. Onları kendim gördüm. . . kamyonun içi… . . metal bir tabakayla kaplıydı ve tahtadan bir ızgara vardı. Egzoz dumanları kamyonların içine veriliyordu.” (Darmstadt Duruşması, Batı Almanya, 1967)
  • Jacob Grojanowski, Chelmno ölüm kampında Sonderkommando üyesiydi. 1942’nin başlarında kaçarak Varşova gettosuna gitti ve orada getto arşivcisi Emil Ringelblum’a gördüklerini ayrıntılı şekilde anlatan bir rapor verdi. Grojanowski raporunda şöyle diyordu: “Fazla beklememize gerek kalmadan, bir sonraki kamyonla yeni kurbanlar geldi. Özel olarak yapılmıştı. Normal, büyük bir kamyon gibi görünüyordu, gri renkteydi, arkada hava geçirmez iki kapısı vardı. İç çeperleri çelik metaldendi. Oturma yerleri yoktu. Zeminde hamamlardaki gibi tahtadan bir ızgara vardı, üstü ise hasırdı. Sürücü bölmesi ile arka bölme arasında iki gözetleme deliği vardı. Cep feneri ile bu gözetleme deliklerinden bakılarak kurbanların ölüp ölmedikleri anlaşılabiliyordu. Tahta ızgaranın altında kabinin dışından gelen 15 cms [santimetre] kalınlığında iki boru vardı. Borularda gazın çıktığı küçük delikler bulunuyordu. . . Bunun gibi iki kamyon vardı.” Grojanowski savaş sonrasında hayatta kalamadı, çünkü ikinci bir kez Varşova Gettosundan Treblinka’ya sürüldü ve orada öldürüldü. Varşova Gettosu arşivlerinden Grojanowski’nin raporunu da içeren bir kısım belge 1946’da, daha başka belgeler de 1950’de ortaya çıkarıldı.
Bu şekilde, Kiev (Ukrayna), Chelmno (Polonya), Poltava (güney Ukrayna) ve Doğu’da daha pek çok yerdeki failler, hayatta kalanlar ve görgü tanıkları benzer araçlardan söz etmiştir. Bu görgü şahitlerinin tanıklıkları yalnızca çok önemli olmayan ufak noktalarda farklılaşmaktadır, ama genelinde önemli ölçüde tutarlı ve inandırıcıdır.

Sonuç

Weckert, kendi tezlerini çürüten, her türlü görgü şahidi tanıklığını lekelemek için sıkça kullanılan bir Holokost inkâr yöntemini kullanmaktadır. Görgü şahidi tanıklıklarının geniş metninden bulabildiği küçük, konu dışı örnekleri seçmekte ve ne kadar küçük veya alakasız olursa olsun, tutarsızlık aramak üzere dikkatli şekilde her birini tek tek ele almaktadır. Ufacık bir farktan, tüm görgü şahitlerinin gaz kamyonlarıyla ilgili tanıklıklarının “kanıt değeri bulunmadığı” için reddedilmesi gerektiği anlamını çıkarmaktadır.