Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

AUSCHWITZ I’DEKİ KREMATORYUM SAHTEDİR

 
Holokost inkarcıları Auschwitz Müzesi çalışanlarının Auschwitz I'deki (Ana Kamp) gaz odalarının sahteliğini kabul ettiklerini belirtiyor. Londra'daki Yüksek Mahkeme tarafından Holokost inkarcısı, ırkçı ve Yahudi düşmanı olduğu ilan edilen David Irving bu konuda şunları yazdı: ". . . L'Express [Fransız gazetesi] Auschwitz'de turistlere gösterilen gaz odalarının savaştan üç yıl sonra Polonyalı Komünistler tarafından inşa ettirildiğini kabul etti. 
Ancak; Ana Kamp'taki Krematoryum 1 “sahte” değil Auschwitz kamp kompleksindeki bütün gaz odaları ve krematoryumların anısına sembolik anlam taşıması için restore edilmiş bir alan.

Ana Kamp'taki Krematoryum 1'in tarihi

Kamp 1'de cesetlerin yakılması için üç ocaklı bir morg vardı (Krematoryum 1). 1941'in sonunda Krematoryum 1'deki morg mühürlendi; tavana beş tane delik açıldı ve Zyklon B'nin bırakıldığı bacalar ile kapatıldı; büyük bir fan kuruldu ve kapılar gaz sızdırmaz hale getirildi. Yalnızca kısa bir süre gaz odası olarak kullanıldı; ardından kitle cinayetleri Auschwitz-Birkenau'da bu iş ayrılmış dört büyük binaya taşındı. Bina depo ve daha sonra SS'ler için hava saldırısı sığınağı olarak kullanıldı. Savaşın ardından kamp yetkilileri projeleri ve görgü tanıklarının ifadelerinden faydalanarak bu binayı eski boyutlarına ve görünümüne göre restore etti.

Ana Kamp'taki gaz odası Krematoryum 1 hakkındaki gerçekler

  • Kamptaki Gestapolardan biri olan Hans Stark 1963 yılında Frankfurt'ta yapılan Auschwitz mahkemesine delilleri sundu. İfadesinde gaz odasındaki cinayetlerin "bu amaçla yapılmış küçük krematoryumda olduğunu" belirtti. Stark gaz odası tavanınında kare deliklerden "granül halinde Zyklon B" verildiğini söyledi. En az bir defa Stark'in kendisi de bu deliklere Zyklon B gazını koydu. Stark savaştan sonra şunları hatırlıyordu: "Zyklon-B verilirdi. İnsanlar başlarına ne geleceğini bildikleri için ağlamaya başlardı… on ila on beş dakika [sonra] gaz odası açılırdı. Cesetler etrafa gelişigüzel dağılmış olurdu. Korkunç bir manzaraydı."
  • Auschwitz'e Nisan 1942'de getirilen Slovenyalı Yahudi Filip Müller Krematoryum 1'deki ocakta çalıştırıldı. Müller'in işi cesetleri morga dönmüş gaz odasından ocaklara götürmek ve değerli eşyaları var mı diye bakmaktı. Müller Ana Kamp ve Birkenau'daki cinayet sürecini ayrıntılarıyla anlattı: Krematoryum 1'deki cinayetlerden birini anlatıyor: "Son esir eşiği geçtiğinde, SS subayları kauçuk kaplamalı demir kapıyı kapatır ve kilitlerdi.[tavandaki] gaz maskeleri kapaklarını kaldırır, gaz odasının içine yeşil-mavi kristalli ölümcül gazın girmesini sağlarlardı.”
  • Sonuç olarak 2000 yılında gaz odaları hakkında ciddiyetle ve özel izinle yapılan adli tıp incelemeleri gaz odası olarak terk edildikten ve 1944 sonlarında hava saldırısı sığınağına dönüştürülen Krematoryum 1'in tavanındaki beş deliği açıkça göstermektedir. Adam Zlobnicki çatıdaki deliklerin açılmasına yönelik şunları anlatıyor: "Tavanın yeniden yapılması zor değildi; çünkü üzerinde deliklerin yeri belliydi… Bu nedenle küçük bacalar için yeniden delik açtılar." Beşinci delik bir daha açılmadı.

Sonuç

Ana Kamp'taki Krematoryum 1 “sahte” değil Auschwitz kamp kompleksindeki bütün gaz odaları ve krematoryumların anısına sembolik anlam taşıması için restore edilmiş bir alandır.