Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Dizel Egzozunda Öldürmeye Yeterli Olacak Miktarda Karbon Monoksit Bulunmaz

 

Holokost inkârcılarının söyledikleri:

Dizel motor egzozu “her zaman” “%1’den daha az karbon monoksit” içerir.

1984’te Friedrich Berg adında Amerikalı bir Holokost inkârcısı, çizimler, tablolar ve veriler içeren, teknik bakımdan etkileyici görünen bir makale yazmıştır. Makale genel okuyucuda bilimsel olduğu için doğru olması gerektiği izlenimini bırakmaktadır.
Ancak, mühendisler tarafından yapılan iki bilimsel çalışma dizel motor egzozunun öldürücü miktarda karbon monoksit içerebilmesinin mümkün olduğunu göstermiştir. Bu çalışmalar:  (a) 1941 yılında Holtz ve Elliott tarafından yapılan ve farklı koşullarda çalıştırılan dizel motorların egzoz gazını inceleyen bir çalışma, diğeri ise (2) 1957 yılında R.E. Pattle et al tarafından, küçük hayvanların dizel motor egzoz gazıyla doldurulan bir bölmeye yerleştirilmesi ve alınan tepkilerin incelenmesiyle yapılan bir çalışmadır.
Holtz ve Elliott çalışması, yakıt pompasının daha fazla yakıt püskürtecek şekilde ayarlanmasıyla egzozdaki karbon monoksit içeriğinin %6’ya yükseldiğini göstermiştir. Bu öldürücü bir miktardır. Yakıt pompasını bu şekilde ayarlamak güç değildir. Bu çalışma http://www.vho.org/GB/c/FPB/dieselanalysis1.png adresinden okunabilir.
R.E. Pattle et al çalışması motorun çalıştırıldığı dört farklı moddan üçünde hayvanların öldüğünü göstermiştir.  Mühendisler hava girişini azalttıklarında, hayvanlar 3 saat 20 dakikada ölmüştür. Diğer iki modda ise, bu biraz daha uzun sürmüştür. Ayrıca, en öldürücü modda egzozun %22 oranında karbon monoksit içerdiği görülmüştür (%6 öldürücü miktardır). Hava girişini bu şekilde ayarlamak zor değildir. Çalışmada mühendisler motora hava girişini azaltmak için sadece bir metal plaka kullanmıştır.  Bu çalışma http://vho.org/GB/c/FPB/toxicity1.png adresinden okunabilir.
Holokost inkârcıları hayvanların son modda ölümünün 30 dakikadan daha uzun sürdüğünü ileri sürerek (bu, görgü şahitlerin bir oda dolu insanın öldüğünü belirttiği süreydi), Pattle et al çalışmasının bulgularını kabul etmemektedir. Ancak Pattle et al çalışmasındaki hayvanların koşullarını gaz odalarındaki insanların koşullarıyla karşılaştırmak elmalarla armutları karşılaştırmak gibi bir durumdur. Öncelikle, kırbaç, köpek ve silah kullanılarak gaz odalarına tıkıştırılmış bir deri bir kemik, hasta, yaşlı ve korku dolu insanların aksine, bu hayvanlar sağlıklıydılar ve stres altında değillerdi. Korku ve panik insanın daha hızlı soluk alıp vermesine neden olur ve böylece zehirli maddelerin vücuda girişini hızlandırır. İkinci olarak, küçük hayvanlar 10 metre küp hacminde bir odaya konmuştu, yüzlerce insan ise küçük, dar alanlara sıkıştırılmıştı (gaz odalarının tavan yüksekliği 1,80 metreden biraz fazlaydı). İçerideki az miktarda hava kolayca zehirli gazlarla doluyordu. Pattle et al hayvanları kendi boylarından yalnızca birkaç santimetre daha uzun bir yere koysaydı, acaba ölümleri ne kadar daha hızlı olurdu? Bunu bilemiyoruz, ancak 3 saat 20 dakikadan az olacağını rahatça söyleyebiliriz.

Sonuç

Dizel motor egzozu kullanarak insanları öldürmek “Berg’in iddia ettiği gibi aptalca” veya “inanılmaz” değildir. Bir dizel motorun ayarı öldürücü miktarda karbon monoksit üretecek şekilde kolayca değiştirilebilir. Yakıt pompasının ayarlanması veya hava girişinin kısılması roketlerdeki gibi ileri bir teknoloji değildir ve motorları çalıştıran SS teknisyenlerinin sahip olmadıkları bir mekanik veya mühendislik becerisini gerektirmez. Bundan dolayı, büyük ve güçlü dizel motorlardan çıkan dumanlı, sıcak, zehirli egzozla doldurulmuş gaz odalarında küçük bir alana sıkıştırılmış panik halindeki insanların 30 dakika içinde ölmesi tamamen mantıklıdır.