Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Auschwitz-Birkenau'da 1.000.000'den fazla cesedi yakmak için yeterli kömür yoktu

 
Holokost inkarcıları Auschwitz-Birkenau'daki krematoryumlarda hiçbir zaman 1 milyondan fazla cesedi yakacak kadar kömür olmadığını söylüyor. Londra'daki Yüksek Mahkeme tarafından Holokost inkarcısı, ırkçı ve Yahudi düşmanı olduğu ilan edilen David Irving, Londra'da Profesör Deborah Lipstadt'a karşı iftira davasının 2000 mahkemesinde bir cesedin yakılması için gereken kömür miktarıyla ilgili bir noktaya değindi. Auschwitz konusunda uzman Profesör Robert Jan van Pelt'in incelemesi sırasında masaya bir şişe su koyup şu soruyu sordu: “Bu şişelerden birine sığabilecek miktardaki kömürün bir cesedi yakmaya yeteceğine inanıyor musunuz? Söylediğiniz bu mu?”
Ancak bizim kayıtlarımızda eksiklikler bulunması nedeniyle, muhtemelen hiçbir zaman Auschwitz'e ne kadar kömür teslimatı yapıldığını ya da yakma işlemi esnasında ne kadar kömüre ihtiyaç duyulduğunu bilemeyeceğiz. Ayrıca birden fazla kişinin aynı anda yakılması, ocakların sürekli kullanımı, alternatif yakıtların ve açık hava yakma çukurlarının kullanılması da soruyu ilgisiz hale getiriyor.

Auschwitz-Birkenau'daki ocakları yakmak için gereken kömür miktarı hakkındaki gerçekler

  • Auschwitz'e yapılan kömür teslimatı kayıtları tam değildir. Kayıtlar 16 Şubat 1942 ve Kasım 1943 tarihlerini kapsıyor; ancak arada bir boşluk var. Günümüze ulaşan kayıtlar 240 parti halinde 497 ton kömür teslimatı yapıldığını gösteriyor. Dolayısıyla herhangi bir ortalama hesap yapmaya çalışmak boşunadır.
  • Auschwitz'e toplam ne kadar kömür götürüldüğünü bilemesek de, bazı gerçeklerden eminiz. Kömür stokları azaldığında Auschwitz'deki ocaklarda ceset yakan Sonderkommando'nun üyelerinden biri Henryk Tauber odun da dahil olmak üzere diğer yakacaklarında kullanıldığı yönünde ifade verdi (odun Auschwitz'in çevresinde boldu.) “. . . Kömürü yalnızca ocağı yakmak için kullanıyorduk; çünkü zaten yağlı cesetler vücuttaki yağın yanmasıyla kendi yakıtlarını sağlıyordu. Kömürün olmadığı bazı zamanlarda ise fırınların altındaki kovalara saman ve odun koyardık; vücuttaki yağ yanmaya başladığında diğer cesetler de bu yolla alev alırdı.”
  • Ayrıca cesetler bir kere alev aldıktan sonra çok fazla kömüre gerek kalmıyordu; zaten sürekli yeni cesetler atılıyordu ateşe. Örneğin 11 Mart 1943 tarihli Topf tarafından yazılan notta ocaklar sürekli kullanılırsa kömür kullanımının “üçte bir oranında” azaltılabileceği ifade edilmiştir.
  • Cesetlerin taştığı açık hava yakma çukurları, Krematoryum 5'in arkasına ve White Bunker'in yanına açıldı. Çukurlar 40 ila 50 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde ve 2 metre derinliğindeydi. Sonunda hesaplanamayacak kadar çok sayıda cesedi tek seferde yakabilmek için toplam dokuz tane çukur kazdılar.

Sonuç

  • Kayıtlar tam olmadığı için Auschwitz'e ne kadar kömür teslim edildiğini ya da yakma işlemi için ne kadar kömürün gerekli olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Bilinen yakma kaynaklarıyla ilgili olarak yakma işlemi başına ne kadar yakıtın gerekli olduğunu hesaplama girişimlerinin hepsi nafiledir.
  • Ayrıca birden fazla kişinin aynı anda yakılması, ocakların sürekli kullanımı, alternatif yakıtların ve açık hava yakma çukurlarının kullanılması da soruyu ilgisiz hale getiriyor.