Öğrenme Araçları

Mit/Gerçek Sayfaları

Birkenau'daki ocakların kapasitesini anlatacak hakiki belge bulunmuyor

 
Birkenau'daki ocakların kapasitesini anlatacak hakiki belge bulunmuyor.
Holoskost inkarcıları ocak kapasitesiyle ilgili Almanların kendi hazırladıkları belgeleri reddediyor. Bu ilgili delilleri sahte olmakla itham ediyorlar.

Ocak kapasitesiyle ilgili Alman belgeleri

28 Haziran 1943 tarihli Auschwitz-Birkenau'daki Ana Bina İdaresi Başkanı Karl Bischoff'un Berlin'deki Hans Kammler'e gönderdiği mektupta 52 fırının tümü için ideal yakma kapasitesinin 24 saat olduğunu belirtmiştir (buna temizlik ve bakım işlemleri de dahildir):
Krematoryum 1 340 kişi
Krematoryum 2 1.440 kişi
Krematoryum 3 1.440 kişi
Krematoryum 4 768 kişi
Krematoryum 5 768 kişi
24 saatte, toplam 4.756 kişi
Bischoff bu rakamlara her 52 fırında saatte dört cesedin yakıldığını varsayarak ulaştı; bu da birden fazla cesedin aynı anda yakıldığı anlamına geliyor.
Bu belgeyi şu adresten görüntüleyebilirsiniz: http://www.holocaust-history.org/~dkeren/cremation/Furn-cap.shtml.
Londra'daki Yüksek Mahkeme tarafından Holokost inkarcısı, ırkçı ve Yahudi düşmanı olduğu ilan edilen David Irving mektubun Ruslar tarafından Almanları zor durumda bırakmak için uydurulduğunu iddia etmektedir. Ancak Rusların savaş sonrası verdiği rakamlar bundan çok daha yüksekti. Ruslar kendi resmi hesaplarının yarısından daha azını ortaya koyan bir mektubu neden onaylasın ki? Kendilerine ait daha yüksek rakamlarla çelişen sahte bir mektup yazsınlar ki?
Ocakları tasarlayıp inşa edilmesini sağlayan Topf ve Sons tarafından yazılan Haziran 1941 tarihli bir mektupta sürekli yakım işleminin bakım süresini azaltacağının altı çizilmiştir. “Ocakları gece gündüz kullanmanın bir sakıncası yoktur; yanmaz tuğla çamuru sabit bir ısıda daha uzun süre dayandığı için gerekirse kullanılabilir.

Sonuç

Almanların kendi hesapları ve kullanma talimatları 24 saatlik bir sürede 4.756 cesedin yakılabileceğini ortaya koyar. Bu da her gün gelen 3.000 kişinin yakılması için krematoryumların yeter de artar bir durumda olduğu anlamına gelmektedir.
Bu belge sahte değildir. Tamamen gerçektir.